Kadın Dayanışması

Photo from Pinterest
Bizim ülkemizde insanlar birbirlerine bakmayı sever. Toplumca bakarız; dikkat çekene, farklı olana, güzel olana, çirkin olana.  Özellikle kadınlar yapar bunu bırakın erkeklerin kadınları süzmesini en fena en acımasız bakışlar bir kadından diğerine gider. İsterseniz Nişantaşında gezin isterseniz Bayrampaşa'da.  Avrupa ülkelerinde bu tarz tablolara rastlamak pek mümkün değil .Medeniyetin ölçütüdür bir nevi toplumdaki insanların birbirini süzmesi.

Gelelim asıl konuya, kadınlar acımazsızca birbirlerini süzerken ve eleştirirken hamileyken dikkatimi çeken bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kadın dayanışması!
Evet yanlış okumadınız "Kadın Dayanışması" hamileliğim de aldığım iltifatlar, özel ilgi ve muamelenin hemen hemen bir çoğu kadınlardan hatta tanımadığım kadınlardan geldi. Koca göbeğimi gördüğü halde üzerime üzerime yürüyüp yol vermek zorunda kaldığım ülkemin  kaba saba erkekleriyle çok karşılaştım.(eğitimli eğitimsiz kriter değil ) Evet bir gerçek var ki erkekler hamilelikten bir şey anlamıyor. Evet bizdeki o hormon kokteyl'inin binde birini yaşatacak bir hormonları yok. Babalık hormonu  olmalıymış bence! 
Normalde kadınlar öcü gibi gösterilir. İş hayatında evlenmemiş kadın yöneticilerin evli ve çocuklu kadın çalışanlara karşı zulmü şehir efsanesi gibi dolaşır.( Cümlemizin böyle insanlarla karşılaşmamasını temenni ediyorum). Yani kadınların bu denli öcü olduğu/gösterildiği bir toplumda, ne diyeyim bu tersine durum  ve ilgiyi görmek mutlu etti beni. ..

Şimdi ofiste bir araya gelmiş fiskos yapan anneleri çok iyi anlıyorum. Aynı dili konuşmanın vermiş olduğu bir dayanışma, haz onlarınkisi. 

Aslında düşünüyorum da bizim toplumumuzda kadın dayanışmasının çok daha fazla olması gerekiyor... Aslında birbirimize haksızlık ediyoruz belki zaman zaman. Oysaki çok ortak noktalarımız var. Sadece duyarlı ve anlayışlı olmak yerine uzak kalmayı tercih ediyoruz.


11 yorum :

  1. okadar haklısın kı otobus ve bilimum kalabalık yerlerde artık cinsiyete bakmadıkları gibi hastalık ,durum vs leri de göz önünde bulundurmuyorlar. İşim evime uzak olduğundan ve hergün 3 saattlik yol çekmemek amacı ile araç kullanmıyorum toplu tasımada da hergün ayrı hikaye ayrı insan-saf-sızlıklar görür oldum en sonunda kucağında 3 aylık bebeği ile o metrobüsün içine can havli ile dalıp kimsenin yer vermediği bir bayan tanıdıktan sonra herkesden ümidi kestim ne diyim kolaylıklar gelsin hepimize

    YanıtlaSil
  2. evet ben de hergün bi başka dayanışmaya tanık oluyorum senin de söyledigin gibi! bundan memnunum da:) şimdiye kadar kimsenin ilgini cekmeyen göbegim, şimdilerd kamu malı gibi:P
    ama sanki hamilelik söz konusu olunca erkeklerin de ekstra hassaslastıgına, hatta yüzlerine farkında olmadan bi gülümseme yerleştiğine tanık oluyorum. bunu görmek esas cok güzel..
    ama tabi bide senin bahsettigin kesim var, "öküz hala aynı öküz" dedirten kesim! onlar her zaman olacak hayatımızın icinde, malesef engelleyemiycez bunu :(

    YanıtlaSil
  3. Kendi aramızda birbirimizle yenişeceğimize birbirimize destek olursak daha rahat aşıcaz herşeyi,farkına varamayanların varması dileğiyle :)
    Ayrıca ülkemizdeki erkeklerin %90'ının çok pardon ama öküz oldugunu varsayarsak,erkek annelerine çok büyük iş düşüyor çocuk yetiştirme konusunda,sonucta onları yetiştiren de birer kadın.
    Of yarama parmak bastın çok konuştum :))

    YanıtlaSil
  4. Konuşma başlatmak bile bir hamile yabancıyla ne kolay oluyor toplumuzda di mi?Kaç aylık,kız mı erkek mi,adı ne olacak ilk sorular :))) Kadının kadına ettiği zulme de parmak basmışsın :)) Şanslıymışsın ki hep hoş insanlar etrafında olmuş, benim tablom çok pembe sayılmazdı.Hükümetin doğum iznini uzatmasında da zaten kadını iş hayatından saf ışı etmek var.O erkek yöneticiler ve patronların, uzun zaman doğum iznine ayrılacak olan kadın elemanı istemeyecekleri aşikar.Ayrıca o şehir efsaneleri de gerçek valla bak ;))))

    YanıtlaSil
  5. kesinlikle aynı şeyi düşünüyorum seninle, ama bir farkla, sanırım yaşayan bilir mantığından, biz hamilelere karşı en anlayışlı olanlar kadınlar olduğu gibi, en acımasız eleştirenler (anneliğini, hamileliğini, beslenme şeklini, giyimini) yine kadınlar maalesef... sırf konuşmuş olmak için konuşanlar, fikri sorulmadığı halde, kendi doğrusunu sana dikte etmeye çalışanlar da yine kadınlar... sanırım erkekler içinde olduğumuz durumu anlamamak ve hatta anlamaya çalışmamakla en iyisini yapıyorlar... :)
    ama anne olmak, anne adayı olmak tüm annelere, anne adaylarına ve çocuklara farklı bakmayı öğretiyor :)

    YanıtlaSil
  6. Sırf İstanbul trafiği illetinden ötürü aracımı Kozyatağı'na park edip Acıbadem'e kadar metro kullanıyorum.Geçenlerde Kadıköy yönünden gelen metroda hamile bir bayan ayaktaydı.Kimse tenezzül etmemiş yer vermeye.Minimum 5,5-6 aylık hamile.Oturanların çoğuda erkek(anadolu yakası metrosunun adeti budur.sakın oturmaya kalkmayın) O kadına çok üzüldüm akabinde başka şeyler de yaşandı ama uzatmayacağım velhasıl kadıncağız onun için verdiğim mücadeleden etkilenmiş olacak ki başladı ağlamaya.Erkekler mi? hala pişkin ve kabaydılar.

    YanıtlaSil
  7. Biz erkeklerin kaba olduğu konusu ne yazık ki doğru ama kadınların da kaba saba olanı çok. Umarım hep iyi insanlarla karşılaşırsınız sinirlerinizi bozmazlar. Sağlıklı haberlerinizi duymak dileğiyle. Bu arada bloggerların hamilelik haberlerini almak ne güzel. Yeni hayatlar yeni umutlar :) sağlıcakla.

    YanıtlaSil
  8. Harika ve çok doğru bir yazı olmuş canım.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Nilüfeeeer, o kadar hiçbişey takip etmiyorum ki, haberim bile yok hamileliğinden, inanamıyorum!! Bloga da, instagrama da sadece post yapıp çıkıyorum, hiç bakamıyoum. Neyse, bebek gelince anliyacaksın, insan gerçekten hiçbişeye vakit bulamıyor :) Çok çok tebrik ederim seni. nedir, kaç aylık, cinsiyeti belli mi? Dur bir girip bakiyim şimdi, çok merak ettim.

    YanıtlaSil
  10. Is icin her gun Anadolu yakasindan Avrupa'ya gecenlerdendim,gecenlerdendim diyorum cunku 32.haftada dogum iznim baslayinca birkac hafta daha calismayi aklimin ucundan gecirmeden izne ayrildim.sebep:toplu tasimalar.Metroda yer vermiyorlar diye gidecegim yönün tersi yöne 4durak gidip(ilk duraga ulasip) tekrar tersi istikamete gidiyordum,sirf oturabilmek icin 10durak yerine 18durak metroda gidip geldim.Metrobuse binmemek icin butun alternatif ulasim araclarini kullandim,basima ne gelecegini cok iyi biliyordum cunku.Benim gözlemledigim:Avrupa yakasi(taksim-haciosman)metrosundaki insanlar Anadolu yakasinda metroyu kullananlara gore daha kibar ve dusunceli(bana yer vermeye calisanlar ya unv.ogrencisi erkekler ya da calisan egitimli erkeklerdi) ,butun kadinlarin kibar oldugunu soyleyemicem maalesef yine gözlemlerime gore evli cocuk sahibi olan calisan anneler yer verme konusunda daha kibar.

    YanıtlaSil
  11. Bende su an 32. haftada hamileyim - ve cok büyük bir ilgi ile sizin tecrübelerinizi okudum... Ben yurt disinda yasiyorum. Daha dogrusu almanyada.... Istanbula senede en az 2-3 defa izine gittigim icin söylediklerinizi tahmin edebiliyorum. Almanyada yine durum cok degisik. Kendi vatandaslarimdan neredeyse hic bir ilgi göremiyorum. Birakin günlük hayatinizda anlayisi - bir tebrik bile düsmüyor bayanlarimizin dilinden. Ama is nasihate gelince - hic eksik olmuyorlar. Is hayatimda karsilastigim "yabancilar" ise cok daha degisik bir yaklasim sergiliyorlar. Hem tebrik, hem günlük hal hatir sormak hemde her konuda anlayis... Yurt disinda yasadiginiz zaman icinizde belli bir miktar milliyetcilik ister istemez yerlesiyor... fakat böyle anlarda biraz hayal kirikligina ugrayip neden diye sormadan edemiyorum !

    YanıtlaSil